MORBİD OBEZİTE NEDİR?

Tıp da MORBİD OBEZİTE olarak bilinen AŞIRI ŞİŞMANLIK yalnızca estetik bir sorun olarak kalmamakta beraberinde ölümcül olabilen Kalp, diyabet, böbrek, beyin, eklem hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına da neden olabilmektedir.

Vücut ağırlığının zayıf, normal,kilolu, şişman, aşırı şişman şeklinde sınıflandırılması VÜCUT KİTLE ENDEKSİ değerlerine göre yapılmaktadır. Siz de kolaylıkla vücut kitle endeksinizi hesaplayabilir ve hangi gurupta olduğunuzu öğrenebilirsiniz.

VÜCUT KİTLE ENDEKSİ ; Kilonuzun, boyunuzun karesine bölünmesiyle hesaplanır. Yani VÜCUT KİTLE ENDEKSİ = KİLO(kg) / BOY(m) x BOY(m) şeklinde hesaplanmaktadır. Eğer vücut kitle endeksiniz;

   18.5 kg/ m² ’ nin altında ise ZAYIF,

   18.5 – 25 arası NORMAL,

     25 – 30 arası FAZLA KİLOLU,

     30 – 40 arası ŞİŞMAN,

     40 ve üzeri ise AŞIRI ŞİŞMAN (MORBİD OBEZ)yani TEHLİKELİ OBEZİTE grubundasınız demektir.

Söz gelimi ağırlığınız 120 kg ve boyunuzda 1.70 m olsun vücut kitle endeksiniz = 120 / 1.70 x 1.70 = 41.5 kg /m² olup AŞIRI ŞİŞMAN guruba girmektesiniz. 

Eğer vücut kitle endeksiniz 30 – 40 arasında yani şişman grupta iseniz, ancak tansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, astım, reflü, guatr, eklem rahatsızlıkları gibi sorunlarınız varsa yine TEHLİKELİ OBEZİTE grubuna girmektesiniz.

Obezitenin belirlenmesinde başka bir skala Bel- Kalça Oranı ( BKO) hesaplanmasıdır. Ayakta iken belin en ince kısmı ile kalçanın en geniş olan kısmı ölçülerek. Bel / kalça oranı erkeklerde 1.0. kadınlarda 0.8 ‘in altında olması risk oluşturmaktadır. Çünkü bel çevresi, karın bölgesi yağının (abdominal yağın) göstergesidir.

Bel çevresi ölçümü erkeklerde 94 cm olduğunda artmış riskten, 102 cm olduğunda yüksek riskten bahsedilmektedir.

Bel çevresi ölçümü kadınlarda 80 cm olduğunda artmış riskten, 88 cm olduğunda yüksek riskten bahsedilmektedir.

Morbit obezite son yüz yılda epidemik sorun haline gelmiş olup, ölüme neden olan önlenebilir hastalıklar arasında sigaradan sonra ikinci sıradadır. Dünyada erişkin obez sayısı 2005 yılında 400 milyon iken 2015 yılında bu sayının 700 milyon olacağı tahmin edilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) nü- füsunun % 67’si fazla kilolu veya obez grubuna girmekteyken birçok Avrupa ülkesinde bu oran % 40-50 dir.

Morbid obezite, hastanın yaşam kalitesini ve ruhsal durumunu ciddi biçimde sıkıntıya sokmanın ötesinde yaşamı bile kısaltabilen bir dizi probleme yol açar. Şişmanlık, belli bir aşamadan sonra şeker hastalığı ve hipertansiyona neden olur. Herkesin bildiği gibi zamanımızdaki birinci ölüm nedeni halen damar sertliğidir. Gerek şeker hastalığı ve gerekse hipertansiyon, damar sertliği açısından en önemli risk faktörleridir. Dolayısıyla morbid obezler, eğer tedavi edilmezlerse, yaşdaşlarına göre çok daha erken zamanda damar sertliği ve buna bağlı oluşabilen enfarktüs ya da inme gibi nedenlerden yaşamlarını yitirebilmektedirler.

Kilo alıyor olmak, bilimsel olarak harcanandan daha fazla kalori almak demektir. Eğer Cushing gibi obezite oluşturan özel bir hormonal rahatsızlığı yoksa ve bir kişi tedrici olarak kilo alıyorsa bunun ön koşulu gereksinimden fazla yemek yenmesidir. Oysa gerek bilimsel verilere ve gerekse normal yaşam pratiğine baktığımızda morbid obezlerde kalıcı kilo kaybı diyetle maalesef mümkün olamamaktadır. En sık rastlanılan durum, arada özel diyet ve ciddi uğraşlar sonucu 10-15 kilo verilmesi ve sonra bu kiloların fazlası ile geri alınmasıdır. Bazı kişilerin neden morbid obez oldukları tam olarak bilinmemekle birlikte aynı aile bireylerinde sıklığının daha fazla olması, genetik bir alt yapının varlığına ve fazla kalorilerin depolanma mekanizmasında bir bozukluğa işaret ediyor olabilir diye düşünülmektedir. Ayrıca henüz morbid obeziteyi başarılı olarak giderebilen mucizevi bir ilaç da bulunmamaktadır.

Diğer tüm yöntemler yeterli bir süre denenmesine rağmen başarılı olunamamışsa, günümüzdeki en etkin kalıcı kilo kaybını sağlayabilen tek yöntem “morbid obezite cerrahisi” yani bariatrik cerrahidir.

Her hasta için uygun olan morbit obezite ameliyat seçimi, sağlık durumu, hastanın hastalıkları ve alınan ilaçlar hakkında tam bilgi edinilmesine dayanır. Hastanın diyet tercihleri, önceki kilo verme girişimleri, yaşı ve vücut kitle indeksinin mutlak değeri dikkate alınır. Hastanın ciddi hastalıkları olduğu bazı durumlarda ameliyatlar iki aşamada yapılmalıdır. Operasyondan önce, hastanın sağlık durumunun kapsamlı bir muayenesi yapılır; kan testleri, endokrin sistemin işlevlerinin kontrolü, karın boşluğunun ultrason muayenesi, elektrokardiyogram ve ayrıca bazı durumlarda, kardiyovasküler, solunum, böbrek ve diğer sistemlerin daha derin incelenmesi gerekir.


Sosyal Medya Paylaşımı: