Obezite Cerrahi Sonrası Revizyon

Obezite Cerrahisi son 30 yılda özellikle laparoskopik yönteminde devreye girmesi ile hızla yaygınlık kazanan başarılı bir obezite tedavisi yöntemi haline geldi. Yılların deneyimi ile çok farklı obezite cerrahisi yöntemleri geliştirildi ve yüzbinlerce hastaya uygulandı. Bu yöntemlerin en yaygın olanları Mide Kelepçesi yada Mide Bandı, Gastrik Bypass ve Tüp Mide yada Sleeve Gastrektomi ameliyatları olarak sıralanabilir. Bu ameliyatlar çok başarılı kilo kayıpları elde edebilseler de bir süre sonra deformasyon ile geri kilo alımları da yaşanabildiği net olarak görüldü. Bu nedenle özellikle bu ameliyatlar sonrası tekrar düzeltme işlemleri ve ameliyatları yapılması gittikçe artan bir ihtiyaç oldu.

Revizyon Cerrahisi Nedir?

Obezite ameliyatlarının tamamında düşük de olsa tekrar kilo alma ihtimali vardır. Bu hastalara ikinci bir cerrahi işlem uygulanarak tekrar kilo aldılarsa aldıkları kiloyu vermeleri, kilo vermeleri durmuşsa tekrar kilo vermenin başlaması sağlanabilir. İkincil olarak uygulanan bu işlemlerin tamamına revizyon cerrahisi denir. 

Revizyon cerrahisine ihtiyacı olan hastaların çoğu ilk yöntemin kendilerine göre uygun olmayan bir yöntem olması nedeniyle hedef kilosuna ulaşamayan hastalardır. Diğer grup tekrar kilo alanlar, diyabetleri tekrar edenler ve ilk ameliyatına bağlı kronik problem yaşayan hastalardan oluşmaktadır. İkinci ameliyata ihtiyacı olan hastalarda kanıta dayalı bir algoritma olmamakla beraber hastanın klinik durumuna göre karar vermek daha etkili olmaktadır.

Bir zamanların popüler yöntemi olan mide kelepçesi olarak da adlandırılan gastrik band uygulaması bandın kayması, mide poşunun büyümesi, ülser, şişirme alanı problemleri ve hastanın bandı tolere edememesi nedeniyle farklı yöntemlere değiştirilmek zorunda kalınmıştır. Aynı seansta bandın çıkarılması ve revizyon cerrahisinin yapılması genelde tercih edilirken bazı merkezlerde band çıkarıldıktan sonra revizyon yöntemi için 6 ay beklenmektedir. Revizyon yöntemi olarak; RNY Gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, bipartisyon prosedürleri, SADİ-S ve Duodenal Switch ameliyatı tercih edilebilir.

Mide küçültme ameliyatı sonrası revizyon sık karşılaşılan durumdur. Hedef kiloya gidememe ve hastanın tekrar kilo aldığı durumlarda revizyon düşünülmelidir ama bu tekrar tüp mide ameliyatı değil farklı cerrahi prosedürler olmalıdır. Tüp mide ameliyatında tekrar kilo alımı nedeniyle tekrar tüp mide ameliyatı yapmanın başarısı çok düşüktür. Tüp mide ameliyatında revizyon ihtiyacı olan diğer durumlar; akut ya da kronik kaçaklar, darlıklar, kırılmalar ve ilaç tedavisine cevap vermeyen reflü şikayetleridir. Bu durumda RNY Gastrik Bypass iyi bir seçim iken, tekrar kilo alımı olan veya hedef kiloya gidemeyen hastalarda; transit-loop bipartisyon prosedürleri, SADİ-S ve Duodenal Switch daha efektiftir.

By-pass ameliyatlarında da revizyona ihtiyaç duyulmaktadır ve bunun genelde iki nedeni vardır. By-pass yapılp tekrar kilo alan hastalarda yeterli barsak by-passlanamadığı için uzun emilim alanı kalır ve hastalarda emilim kusuru tam olarak yaratılamaz. Hasta hedef kiloya gidemeyebilir ya da tekrar kilo alımı gözlenebilir. Bunun tersi de mümkündür; bypasslanan bağırsak kısmı sonrası kalan bağırsak gerekli mineral-vitamin-protein alımı sağlayamaz ve kişilerde emilim kusuruna bağlı problemler yaşanır. Protein-enerji malnütrisyonu olarak tanımlanan bu tabloda barsak bağlantıların yerleri değiştirilir ve bağlantılar mide kısmına yaklaştırılır.

Revizyon cerrahisi birincil obezite cerrahisinden daha zor ve kapsamlı bir işlem olduğundan, deneyimli bir ekip tarafından yapılması çok önemlidir. 

Sosyal Medya Paylaşımı: