Safra Kesesi Ameliyatı

Hiçbir belirti ve şikayet vermeden sinsice ilerleyen bir hastalık olan safra kesesi taşları, bir gece ansızın şiddetli bir ağrıyla soluğu hastanede almanıza yol açabilir.

Sessiz hastalık olarak bilinen bu hastalık safra kesesi taşlarından başkası değildir. Elazığ Özel Mediline Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm uzmanı Op. Dr. Fatif EROL, safra kesesi taşlarının tedavi edilmemesi halinde çok daha büyük problemlerin ortaya çıktığına dikkat çekerek, önemli bilgiler verdi.

Safra, karaciğerde sentez edilen ve karaciğer içi safra kanalları ile onikiparmak bağırsağına aktarılan bir vücut sıvısıdır. Günlük 1,5 litre arasında sentez edilir. Karaciğerde üretilen safranın küçük bir kısmı, safra kesesinde depolanır. Safra kesesi ise karaciğerin alt kısmında karaciğere yapışık olarak bulunan yaklaşık 50 ml safra depolama kapasitesi bulunan kanalı ile ana safra yoluna açılan ve karaciğerde yapılan safranın küçük bir kısmının depolanması ve yoğunlaştırılması ile ilgili bir organdır.

Safra kesesinin içinde depolanan safranın sıvı kısmı emilir ve daha kıvamlı hale getirilir. Özellikle yağlı bir yemek sonrasında safra kesesi uyarılır, kese kasılır ve içindeki safrayı onikiparmak bağırsağına boşaltır. Aktarılan bu safra, fosfolipitler, kolesterol, safra tuzları bilirubin gibi organik ve elektrolitler gibi organik olmayan maddeler içerir. Safra besinler ile alınan suda çözünmeyen özellikteki lipidlerin ve kolesterolün çözülmesini ve emilmesini sağlar.

Sinsi bir hastalık olan safra kesesi taşı, genel olarak anlamlı bir şikayete yol açmadığı için çoğunlukla tesadüfen saptanan bir hastalıktır. Özellikle yağlı yemek yedikten yaklaşık yarım saat sonra Bir anda ortaya çıkan şiddetli ağrılarla kendini belli eden safra kesesi taşları Bir anda ortaya çıkan şiddetli ağrılarla kendini belli eden safra kesesi taşları hastaların doktora gitmesine sebep olur. Yaşanan ağrılar ise oluşan taşın safra kesesinin boşalmasına engel olmasıyla ortaya çıkar. Visseral ağrı olarak tanımlanan bu ağrı, göbekle göğüs kafesi arasındaki bölümde hissedilir. Genellikle omuza ve sırta vurur. Çoğu zaman hastalar midelerinin ağrıdıklarını düşünürler. Ancak gerçek, yapılan muayene ve tetkiklerle ortaya çıkar.

Safra kesesi ve safra yolları karaciğerde toksinlerin ve sindirim enzimlerinin bağırsağa atılmasına yardımcı olur. Taşların yol açtığı sağlık problemleri tedavi edilmediğinde çok ciddi hastalıklara yol açar.

Taş sebebiyle tıkanan safra kesesi sarılığa yol açar. Bu durumda safra karaciğerde birikmeye başlayarak karaciğer fonksiyonlarının yerine getirmesini zorlaştırır. Bunun dışında safra kanalıyla beraber barsağa uzanan pankreas kanalının tıkanması, pankreasa zarar verebilir. Pankreatite denilen ciddi bir hastalığa neden olabilir. Karın ağrısıyla başlayan bu durum, tedavi edilmedikçe ölüme bile yol açabilir. Ayrıca iltihaplı safra bezesi kangrenleşebilir, delinebilir ve peritonit denilen ciddi karın içi iltihaplanmasına neden olabilir.

Safra kesesi ameliyatından kastedilen safra kesesinin cerrahi olarak çıkartılmasıdır. Ameliyat açık (klasik kesi) veya kapalı (laparoskopik) yapılabilir. Ancak çağdaş cerrahide standart tercih; kapalı ameliyattır. (Laparoskopik kolesistektomi).

Laparoskopik kolesistektomi, safra kesesinin çıkartılması işlemidir. Bir video kamera ve iki ince enstrüman yardımıyla yapılan, halk arasında kansız ameliyat olarak da bilinen laparoskopik kolesistektomi operasyonu, oldukça güvenli bir ameliyattır. Deneyimli ve alanında uzman bir genel cerrah tarafından yapılması gereken müdahale, genel anestezi altında, 3 – 4 inzisyon ile yapılır. Cerrah, kameraya yansıyan görüntüleri ekrandan izleyerek operasyonu gerçekleştirmektedir. Safra kesesi tek delikten çıkarılmaktadır. Eğer, safra kesesinde aşırı yapışıklık, anatomik yapıların gözlemlenememesi gibi bir durum söz konusuysa, açık cerrahiye geçilebilir. Ancak, bu durumun oluşma oranı %5 civarındadır. 

Laparoskopik kolesistektomi komplikasyonları nadir olarak görülmektedir. Kanama, safra sızıntısı, enfeksiyon, oniki parmak bağırsağı veya safra kanalı yaralanması oluşabilecek komplikasyonlar arasındadır. 

Ameliyat sonrasında çoğu hasta 12 saat içerisinde taburcu edilmektedir. İşlemin yoğunluğuna ve hastanın bünyesine göre, hasta 1 hafta içerisinde sağlığına geri kavuşabilmektedir. 

Çok az sayıda hastaya laparoskopik metot uygulanamamaktadır. Obezite, ciddi yara dokusuna neden olan daha önceden geçirilmiş bir karın ameliyatı hikayesi, organların görülememesi ya da ameliyat sırasında kanama ‘açık’ operasyonu gerekli kılabilir.

Açık ameliyat yapma kararı, ameliyat öncesinde ya da sırasında cerrah tarafından verilen bir karardır. Cerrah, laparoskopik prosedürden açık ameliyata geçmenin daha güvenli olduğunu düşünüyorsa, bu bir komplikasyon olarak değil mantıklı bir karar olarak değerlendirilir. Açık ameliyata geçme kararı kesinlikle hastanın güvenliği için verilir.

Laparoskopik Kolesistektominin avantajları : 

- Hastanın günlük aktivitelerine çok kısa sürede dönebilmesi

- Karın kesilerek yapılan ameliyatlarla kıyaslanamayacak derecede az ağrı

- Hasta, aynı gün ayaktadır.

- Aslında, hastaların 90%’ı aynı gün eve gönderilebilir

- Karında çok az yara izi kalır (Mükemmel kozmetik sonuç)

- Büyük bir ameliyat yarasının komplikasyonlarından (ameliyat sonrası daha fazla ağrı, yara infeksiyonu, fasya ayrılması, insizyonel herni, daha fazla yara izi) kaçınılmış olur

- Karın içi organların daha az manipülasyonu (dokunma, kurcalama) nedeniyle daha az karın içi yapışıklıklar gelişir.


Sosyal Medya Paylaşımı: